Monthly Archives :

Ocak 2023

Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp 1024 768 admin

Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp

Dekompresyon hastalığı, halk arasında ‘vurgun’ olarak bilinir. Dalgıçların derinlerden birdenbire yüzeye gelmesi ile ortaya çıkar. Bu nedenle, dalışlarda yüzeye yavaş gelme, gerekiyor ise dekompresyon durağı gibi kurallar vardır…

Esmeri Alev Ekebaş Yazdı


* Esmeri Alev Ekebaş:  Profesör Doktor Akın Akın S. Toklu, okurlarımıza kendinizi tanıtır mısınız?

Profesör Doktor Akın S. Toklu: 1963 yılı, Anamur doğumluyum. Çocukluk ve gençliğimden bu yana dalış meraklısıyım. Orta öğretimimi Antalya’da Aksu Öğretmen Lisesi’nde tamamladıktan sonra, ilk sene girdiğim sınavda hayalimdeki Denizcilik Yüksekokulu’nu ilk tercihime yazdım. Ancak o sınavda son tercihime girdim. Takip eden yılda, aynı okulu ikinci tercihime yazdım, ancak gene kazanamayıp bu sefer ilk tercihime girdim!

Hacettepe İngilizce Tıp’ta başladığım tıp eğitimimi, İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamladım. Mecburi hizmetimi Sivas, Gölova’da; askerlik hizmetimi II. Dağ ve Komando Taburu Tabibi olarak Hakkari’de tamamladıktan sonra kısa bir süre Isparta’da çalıştım. 1994 yılında, o zamanki adı ile Deniz ve Sualtı Hekimliği alanında Uzmanlık Eğitimi’ne başladım. Halen İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp AD’da Öğretim Üyesi ve Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapıyorum.

İLGİLİ SINAVI KAZANAN HEKİMLER 3 YILLIK UZMANLIK EĞİTİMİNE KATILMA HAKKI KAZANIRLAR

*Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp AD nedir?

Eski adı ile Deniz ve Sualtı Hekimliği, yeni adıyla Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp, tıbbın diğer branşları gibi bir uzmanlık dalı olup, istemeleri halinde Tıp Fakültesi’ni bitirmiş hekimlerin gerekli sınavda yeterli başarıyı sağlayarak üç yıl süren Uzmanlık Eğitimi’ne katılabilecekleri bir alandır. Bu uzmanlık alanı, dalgıçların ve basınç altında çalışanların muayeneleri, dalışa bağlı ortaya çıkan sağlık sorunlarının tedavisi, dalış ya da basınç altında olmakla ilgisi olmayan bazı hastalıkların tedavisi için basınç odasında uygulanan hiperbarik oksijen tedavisi ile ilgilenmektedir.

Emboli; damarlar içerisinde tıkanıklığa neden olabilen pıhtı, yağ parçacıkları ya da gaz kabarcığı gibi bir oluşumun yer almasıdır. Arteriyel gaz embolisi; atardamar içinde gaz kabarcığı bulunması demektir

* Dekompresyon hastalığı nedir?

Dekompresyon hastalığı, halk arasında ‘vurgun’ olarak da bilinen, çevre basıncının aniden düşmesi ile vücutta çözünmüş olan nitrojen ya da başka bir inert gazın, dokularda ya da dolaşımda kabarcıklar oluşturması sonucu ortaya çıkan hastalıktır.

Bu durum, havacılarda, kabin basıncı ayarlanamayan hava araçları ile aniden irtifaya çıkmakla ya da dalgıçların derinlerden birdenbire yüzeye gelmesi ile ortaya çıkar. Bu nedenlerden, dalışlarda yüzeye yavaş gelme, gerekiyor ise belirli derinliklerde inert gazı atmak için bekleme (dekompresyon durağı) gibi kurallar vardır.

Dalış eğitimlerinde ilk öğretilen altın kural: ‘Asla nefes tutma’dır

* Arteriyel gaz embolisi nedir?

Emboli demek; damarlar içerisinde, normalde bulunmaması gereken, damarların tıkanmasına da neden olabilen, pıhtı, yağ parçacıkları ya da gaz kabarcığı gibi bir oluşumun yer almasıdır. Arteriyel gaz embolisi; atardamar içinde gaz kabarcığı bulunması demektir. Bu durum, bazı dalış kazalarında görülebilir. Gazın kaynağı, akciğerlerdir. Akciğerlerde, solunan gazın genişlemesi ve basınç artışı, akciğerleri oluşturan baloncuk şeklindeki alveolleri yırtacak düzeyde olur ise; gaz, alveol dışına çıkabilir. Bazen de alveol çevresindeki damar içine girebilir. Buradan kalbin sol tarafına giden kabarcık, vücudun herhangi bir yerindeki damarı tıkayabilir ve bazen hayatı da tehdit edebilen durumlar söz konusu olur.

Bir kişi dalmak istiyorsa… Herhangi bir zamanda bilinç kaybına neden olabilecek bir hastalığı; akciğer veya kalp rahatsızlığı ve dokularında hava hapsine yol açabilecek bir durum söz konusu olmamalı

kciğerlerin bu şekilde hasar görmesi (akciğer barotravması), özellikle sualtında soluma aygıtı kullanılan dalışlarda, çıkış esnasında soluk tutma ya da hızlı çıkışla çevre basıncı sonucu akciğerlerde genişleyen gazın dışarı atılmaması sonucu oluşur. Akciğer barotravmasını önlemek amacı ile dalış eğitimlerinde ‘asla nefes tutma’ altın kuralı, ilk öğretilenlerden birisidir.

 

COVID-19 GEÇİRMİŞ DALICILARA ADRES “sualtindasaglik@outlook.com”

* Covid-19 geçirenlere tüplü/tüpsüz dalış için önerileriniz var mı?

Kendilerine, bir Sualtı Hekimi’ne giderek, hastalığın dalışta riskli bir etkisi olup olmadığı yönünde fikir almalarını öneririm. Biz, Covid-19 geçirmiş dalıcıların, dalışa uygunluğunu değerlendirmek için bir çalışma başlattık. Bu çalışma kapsamında, Covid-19 geçirmiş dalıcılar, bize, ‘sualtindasaglik@outlook.com’ adresine mail atarak irtibat bilgilerini gönderirler ise kendileri ile iletişime geçiyoruz.

Sosyal medyada önerebileceğim platform: ‘Sualtında Sağlık’ Facebook Grubu…

* Tavsiye ettiğiniz kitaplar var mı? Sosyal medya üzerinden size ulaşılabilecek bir platform var mı?

Türkçe yazılmış kaynak olarak Sualtı Hekimi meslektaşlarımız tarafından yazılan ‘Eğitmenler İçin Dalış Sağlığı’; İngilizce kaynak olarak da birçok kitabın yanı sıra, benim Profesör Doktor František Novomeskı ile birlikte yazdığım ‘Fundemantals of Diving Medicine’ kitabını önerebilirim. Sosyal medyada önerebileceğim bir platform olarak da ‘SUALTINDA SAĞLIK’ Facebook Grubu’nu önerebilirim. Burada, dalış sağlığı konusunda özet paylaşımlar yapılmaktadır.

Kendilerine, bir Sualtı Hekimi’ne giderek, hastalığın dalışta riskli bir etkisi olup olmadığı yönünde fikir almalarını öneririm. Biz, Covid-19 geçirmiş dalıcıların, dalışa uygunluğunu değerlendirmek için bir çalışma başlattık.

Riskleri minimuma indirmek için, dalış öncesinde iyi eğitim şart

* Dalış kazalarını önlemek ya da en aza indirmek için önerileriniz nelerdir?

Dalış, farklı fiziksel koşullarda gerçekleştirildiği için bünyesinde bazı riskler taşır. Bu riskleri minimuma indirmek için, dalış öncesinde iyi eğitim gerektiren bir aktivitedir. Bu nedenle, dalışa başlayacak kişilerin mutlaka iyi bir eğitimden geçmesini öneririm.

Ancak yine da dalış kazaları görülebilmektedir. Önemli olan bu kazalardan ders çıkarılması ve benzer kazaların tekrar etmemesi için önlem alınmasıdır. Hastalık ya da ölümle sonuçlanan kazaların büyük bir bölümünün, alınacak önlemler ile engellenebilir olduğu bilinen bir gerçektir. Her türlü kazada olduğu gibi dalış kazalarında da alınacak önlemlerin belirlenmesi, kazanın ortaya çıkışında etkili faktörlerin ortaya konulması ile mümkün olacak ve benzer kazaların tekrarlanmamasına katkıda bulunacaktır. Yine bizim başlattığımız bir çalışmada; ülkemizde gerçekleşmiş dalış kazaları ile ilgili veri toplamak, bu verilerin değerlendirilmesi ile de söz konusu kazaların ortaya çıkmasında etkili faktörleri tespit etmek amaçlanmıştır. Böylece, benzer kazaların yaşanmaması için alınacak önlemler ortaya konulabilecektir. Çalışmaya katılmak isteyen dalıcılar, ‘SUALTINDA SAĞLIK’ Facebook Grubu’ndan çalışma hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirler.

Avrasya Projesi’nde dalgıçlar, 108 metre derinlikteki basınca eşdeğer basınç altında çalıştılar. Bu basınçta, narkotik etkisi nedeni ile hava solunamadığı için karışım gaz soludular. Günlerce, basınç odasında yaşadılar, orada uyuyup orada beslendiler. Basınç odasından çıkabilmeleri yaklaşık beş gün sürüyordu.

Avrasya Projesi’nde dalgıçlarımız hava değil karışım gaz soludular

* Sanırım siz Avrasya Tüneli çalışmasına da katıldınız. Bu proje ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyim?

Avrasya Projesi, ülkemizde bir ilk, Dünya’da ise ilklerden birisi olan bir proje… Bildiğiniz gibi Boğaz’ın altından, deniz yatağının da altından geçen, iki kıtayı otoyol ile birbirine bağlayan bir proje…  Bu proje çalışmalarında, ülkemizde ilk defa ‘satürasyon dalışı’ gerçekleştirildi. Dalgıçlar, 108 metre derinlikteki basınca eşdeğer basınç altında çalıştılar. Bu basınçta, narkotik etkisi nedeni ile hava solunamadığı için karışım gaz soludular. Dalgıçlar; günlerce, basınç odasında, basınç altında yaşadılar, orada uyuyup orada beslendiler. Basınç odasından çıkabilmeleri yaklaşık beş gün sürüyordu.

Bir sağlık sorunu halinde hemen dışarı çıkamayacakları için içerideki dalgıçların çok sağlıklı olmaları gerekiyordu. Bu nedenle bu dalgıçları, İstanbul Tıp Fakültesi, Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp AD’da çok sıkı bir sağlık muayenesinden geçirdik. Dalgıçlar satürasyonda iken, çalışma bölgesinde herhangi bir sağlık sorunu yaşanma ihtimaline karşın, 7/24 Sualtı Hekimi bulundurduk. Şükür ki ciddi bir sağlık problemi yaşanmadan proje hayata geçirildi.

* Yanıtlarınız için teşekkür ederim. Fotoğraflarınızı da kullanma izni verir misiniz?

Evet, veririm…

Kamp Karavan ve MTB 1024 684 admin

Kamp Karavan ve MTB

Maceraya karavan ile başladıktan sonra, kamp yerinden itibaren MTB dağ bisikletiyle devam ediyoruz. Yani 4 tekerlekle başlayan outdoor keyfi, 2 tekerlekle devam ediyor. Tasarımcı Sunlight, Cliff modelinde dağbisikleti kullanıcılarına uygun çözümler sunuyor.

Hırant Kasapoğlu Yazdı


Alman motokaravan tasarımcısı Sunlight, kamp, karavan ve macerayı tek bir çatı altında buluşturan firmalardan. Bu nedenle geliştirdiği tüm modellerde, maceranın peşinden gidenlere hitap eden bir özellik sunmayı başarıyor.
Sunlight’ın son sergilediği modellerden biri de, ülkemizde de bilinen minibüslerden olan Ford Transit şasisi üzerine tasarladığı Cliff 4×4.
Cliff 4×4, sadece bir macera karavanı değil, adına yakışır bir Adventure Edition versiyona da sahip. 4 tekerlekten çekişli Ford Transit, 5,99 m uzunluğa, 170 HP’lik bir dizel motora, tenteye, çerçeveli pencerelere, 16 inç siyah jantlara ve 70 lt’lik bir buzdolabına sahip. Sadece otomatik şanzıman opsiyonel. 68 bin 500 Euro’luk Almanya fiyatına siyah renkli şık bir iç tasarım da dahil.
Sunlight, bu modelin iç tasarımını da macera ekipmanlarını taşımaya uygun olarak dizayn etmiş. Örneğin iç mekanda arka yatak katlandığında, burada bisiklet veya enduro motosiklet taşıyabiliyorsunuz.
Adventure Crew isimli bir macera ekibi de kuran ve profesyonel sporculardan danışmanlık alan Sunlight, dağ bisikleti kullanıcıları için, 10 maddelik bir kamp karavan rehberi de hazırlamış. Sunlight’ın kampçılar için önerileri şu şekilde…

1. SELAM VERİN
Otobüs şoförleri birbirlerine selam veriyor, kamyon sürücüleri de bunu yapıyor, hatta motosikletçiler de birbirleriyle selamlaşıyor. Aynı hobi etrafında toplanan kampçılar da bunu yapabilirler. Yoldaki diğer karavan sürücülerini selamlarken garip hareketler yapmayın veya selektör farlarını kullanmayın, bunun yerine başınızla veya elinizle nazik mimikler yapın, hatta gülümseyin. Korna, sinyal ve farları kullanmayın, bu yoldaki diğer sürücüleri şaşırtabilir.

2. YASALARA SAYGILI OLUN
Avrupa’da özel kamp alanları dışında, tehlikeli bir arazide park etmek ve geceyi geçirmek yasal değil. Sürüş sırasında dinlenmek için birkaç saatliğine veya tüm gece boyunca kenara çekmek, kamp yapmak anlamına gelmez. Bu nedenle uygun olmayan yerlerde, karavanın ilave parçalarını açıp kapladığı alanı genişletmeyin. Asıl hedeflediğiniz kamp alanına kadar sabredin.

3. MESAFE BIRAKIN
Yoğun tatil dönemlerinde kampçıların sayısının da yoğunlaşacağını göz önüne alın. Park ettiğinizde komşu kampçılarla belli bir konfor mesafesi bırakın. Bazı ülkelerde en az 3 metrelik bir mesafe zorunludur.

4. RAHATSIZ ETMEYİN (DND)
Toplum içerisinde, normal hayatta olduğu gibi, kamp yaşamında da komşularınızı rahatsız etmeyin, gürültü üretmeyin, kapıları çarpmayın, çevreye yüksek sesle müzik yayını yapmayın. Birçok kamp yerinde gürültü regülasyonları vardır.

5. ARAÇTAKİ CAN DOSTLARI
Avrupa’da birçok dağ bisikleti meraklısı, kamp için yola çıktılarında yanlarına köpeklerini de alırlar. Tenha bir kamp yerinde kalıyor bile olsanız, komşularınızla tanışın ve köpeğinizle birlikte olduğunuzun bilgisini verin. Yemek saatlerinde köpeğinize dikkat edin, komşularınız yemeklerini hayvanlarla paylaşmak istemeyebilir. Kamp alanında veya kırsalda, köpeğinizin doğaya bıraktığı dışkıları temizleyin.

6. KENDİ ÇÖZÜMÜNÜZÜ GELİŞTİRİN
Birçok kamper minibüsünde tuvalet bulunmaz ancak bu durum sizi durdurmamalı. Karavan tasarımcılarından birçok sürdürülebilir çözüm tedarik etmek mümkün.

7. ÇEVREYİ TEMİZ TUTUN
Bir numaralı kural; çevreyi bulduğunuz gibi bırakın. Ürettiğiniz çöpleri toplayıp uygun noktalara bırakın veya yanınıza alın. Meyve kabukları organik olabilir ama yine de ormanda bırakılmamalıdır.

8. ÇAMUR VE BİSİKLETÇİLER
Karavanda bir su hortumu bulunması işe yarayabilir, hatta dağdaki sürüş sırasında kirlenen bisikletinizi de bununla yıkayabilirsiniz. Ama her zaman suyun başkalarına olan etkisini de göze alın. Kamptaki komşularınız ıslanan ve çamurlanan topraktan hoşlanmayabilir.

9. ATEŞ YAKMAYIN
Akşam yemeği hazırlığı için güzel bir barbekü mü yoksa küçük bir ateş mi iyi gider? Kesinlikle hayır! Açıkta yakılan ateş birçok ülkede yasaktır ve aynı zamanda tehlikelidir. Kamp alanı yöneticisine, neye izin verildiğine dair danışın.

10. YEREL EKONOMİYİ DESTEKLEYİN
Birçok kampçı, kendi yiyeceklerini de şehirden çıkış yaparken, yanlarında getirir ve kamp bölgesinde çok az harcama yapar. Ziyaret ettiğimiz bölgedeki yerel halka saygı duymalı ve onlarla iletişime geçmeliyiz. Esnaftan yerel yiyecekler satın alabilir, bir restoranda yemek yiyebilir veya internetten sipariş etmek yerine yerel bisiklet tamircisinden ihtiyacımız olan bir aksesuarı satın alabiliriz.