The Great Wild Life

Turna Balığı Ve Avcılığı

Bu sayımızda tatlı suların en yırtıcı balığı olan turna balığından ve turna balığı avcılığının inceliklerinden bahsetmeye çalışacağım.

 Değerli okurlarımız.

     Bu sayımızda tatlı suların en yırtıcı balığı olan turna balığından ve turna balığı avcılığının inceliklerinden bahsetmeye çalışacağım. Turna balığı konusunda yazacaklarım genel ve anonim hale gelmiş bazı önemli vurgulamaların ötesinde, daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış ve tamamen kendi tecrübelerimden oluşan bir derleme olacaktır.

     Turna balığı tüm dünyadaki amatör balıkçıların en rahat ulaşabildikleri ve hakkında rahatça tecrübe edinebildikleri bir balıktır. Bunun sebebi ise turna balığının tüm dünya üzerindeki sulak alanlarda, oldukça yaygın olarak bulunmasıdır. Bu kadar geniş bir alanda yaşayabilmesi temelde bu balığın içinde bulunduğu şartlara ne kadar uyumlu olduğunu da kanıtlamaktadır. Gerçekten turna balığı 1.C ile 28.C derece arasındaki çok geniş bir sıcaklık aralığında sorunsuz olarak yaşayabildiği gibi, normalden daha az oksijenli sulara da uyum sağlayabilmektedir. Tüm bu sebeplerden ötürü turna balığı için “tatlı suyun en uyumlu balığı” demek doğru olacaktır.



     Turna balığı, ülkemizin bulunduğu iklim kuşağı turna balığı için son derece müsait olduğundan dolayı hem akarsularda, hem de durgun sularda rahatça yaşama ve çoğalma imkanı bulmuştur. Çok yırtıcı bir balık olduğu için bulunduğu ortamlarda düşmanı yok gibidir. Aşırı derecede saldırgan ve yırtıcı karakterde olduğu için diğer türler üzerinde yok edici baskı kurabildiği kabul edilmiştir. Bulunduğu yerden başka bir yere nakledilmesi yasaktır. Bir yerde yaşamaya başladıktan sonra o bölgeden temizlenmesine imkan yoktur.


     Turna balığının akarsularda günde 200 metre kadar ilerlediği görülse de özellikle göllerde dolaşarak avlanan bir balık olmadığı bilinmektedir. Yaşadığı sulak alanda, mutlaka devamlı olarak konuşlandığı stratejik bir bölgesi bulunur. Bu bölge genellikle görüş alanı çok geniş ve saklanmaya müsait özelliklerdedir. Burada büyük bir ustalık ile saklanan turna balığı, bulunduğu suyun içinde yaşayan canlıların her hareketini, gövdesinde bulunan muhteşem yaratılmış donanımlar sayesinde rahatça algılayabilir. Bu donanımların en etkili olanı, turna balığının alt çenesinin altında bulunan deliklerdir. Alt çenenin her iki tarafında da bulunan bu delikler sadece deride varmış gibi görünmesine rağmen, gerçekte çene kemiğinin içine kadar ilerleyen tüneller halinde yapılmıştır. Bu tünellerin sonunda direk olarak su ile temas eden sinir uçları bulunur. Bu organlar sayesinde turna balığı, hem suyun içindeki hem suyun dışındaki her türlü titreşimi ve basınç değişikliklerini en doğru şekilde tespit edebilir. Tabii ki hayatını titreşimleri tespit ederek devam ettiren bu balığın tek basınç reseptörü bu değildir. Yanal çizgi adını verdiğimiz ve balığın her iki tarafında boylu boyunca uzanan çizgi de yine suya açılan ve çok hassas algılama yapabilen sinir uçlarıdır. Turna balığının timsah ağzına benzeyen geniş ağzının içinde, yakaladığı avı hatasız bir şekilde tutmaya yarayacak formda dizilmiş 500 den fazla diş bulunur. Turna balığının ağız ve mide formu, kendi vücut uzunluğunun %70 uzunluğunda bir balığı yutabilecek yapıdadır. Özellikle kuzey yarımküreye ait olan türler genellikle agresif ve aşırı saldırgan yapıdadır.



     Turna balığının kendisine has özel gövde ve kafa yapısı ile çok farklı bir görüntüsü vardır. Ani sürat yapmak için yaratılmış uzun ve sivri gövdesi, bu gövdeye anında itme gücü verecek kuyruk ile birleşmiş sırt ve anüs yüzgeçleri, kendine has ağız yapısı ve kamuflaja çok uygun desenli rengi ile muhteşem bir formu olan balıktır. Ömrü en fazla 30 yıl olarak bilinse de normal ömrü erkeklerde 20 yıl, dişilerde 10-14 yıl arasındadır. Genellikle en fazla yakalandığı büyüklükleri bir kilo civarı olduğu dönemlerdir. 25 kg olduğu zamanlarda boyu 1,30 cm civarındadır. Aynı büyüme süresi yaşayan bireylerdeki dişiler erkeklerden daha büyüktür. Erkek dişiden yuvarlak anüs formu ile ayrılır. Dişilerin anüs yapıları net olarak görülebilecek şekilde ovaldir.

     Beslenme alışkanlıkları küçük turnalar için bulundukları bölgede yaşayan her türlü sucul canlılar, kuşlar, sürüngenler ve memelilerdir. Büyük turnalar ise daha çok ölü hayvanlar, leşler ve az hareketli canlılar ile beslenmeyi tercih eder. Belirli dönemlerde turnalarda yamyamlık görülür. Özellikle küçük balıkların arttığı ve küçüklerin büyük balıkların iki katı bir nüfusa eriştikleri dönemlerde görülen bu yamyamlık, turna balığının kendi neslini kontrol altında tutma içgüdüsü olarak kabul edilmektedir.


     Turna balığı kafasının her iki üst yanında bulunan ve çok geniş bir alanı görmesini sağlayan mükemmel gözlere sahiptir. Bu gözler ile en bulanık sularda dahi oldukça uzak mesafeleri net olarak görebilir.

     Turna balığı içinde bulunduğu ortama tam olarak uyan ve çok iyi saklanmasını sağlayan renk ve desenlere sahip bir görünümdedir. Bu dış görünüme uygun olarak, otluk ve köklerin su içinde labirentler oluşturduğu gölgelik alanlar ile sazlıkların kapladığı kıyılarda, çok rahat saklanarak yaşama imkanı bulur. Çoğu zaman çevresindeki balıkların onu fark etmeden yaklaştıkları ve önüne kadar gelen balıkları tek hamlede yakaladığı bilinmektedir. Uzun süre yaşadığı bir bölgeden daha farklı bir bitkisel yapıya sahip olan değişik bir bölgeye giden turna balıklarının, bir süre sonra renklerini değiştirerek yaşadığı bölge dokusuna uyum sağladığı belirlenmiştir.

     Turna balığı avlanmak için saklanarak beklediği sırada sadece yan yüzgeçleri ile karın yüzgecini kullanarak su içindeki konumunu muhafaza eder. Bu hareketleri dahi o derece yavaştır ki dikkatli bakılmadığı takdirde hiç hareket etmiyormuş gibi görünür. Sırt yüzgeci ile anüs yüzgeci ise kuyruğa çok yakın olup neredeyse kuyruk ile bütünleşmiş gibi görünmektedir. Gerçekte de turna balığına o inanılmaz itme gücünü sağlayan organlar bunlardır. Kuyruk tarafında ve vücudunun 1/3 kadar kısmını kaplayan itici güç bölgesi, saldırıdan önce vücudun aldığı “S” şekli ile suyu tutmakta ve bir anda doğrulan vücut müthiş bir güçle ileri doğru itilmektedir. Bulunduğu yerden gözüne kestirdiği bir avı yakalamak için yaptığı “S” hareketi ise gerçekten bir enerji patlaması olarak tarif edilebilecek bir harekettir. Bu hareket o kadar ani ve o kadar süratli olur ki turna balığı hedeflediği noktada durabilmek için, vücudunu “C şekline sokarak frenlemek mecburiyetinde kalır. Bu davranışı gören birçok oltacı yanılgıya düşerek turna balığının, hedeflediği avın kaçmasını engellemek için önünü kestiği bir hareket şeklinde yorumlamıştır. Çeşitli görsel araçlar ile kayda alınan saldırı görüntüleri daha sonra ağır çekimler ile izlendiği zaman dahi turna balığının inanılmaz sürati nedeni ile aynı görüntüyü defalarca incelemek gerekmektedir.

    Turna balığı bu gücü sürekli olarak sağlayabilmek için çok fazla beslenmek zorundadır. Genelde yediklerini çok çabuk sindirdiği için avlanma süresi sindirme süresinden daha uzundur. Bu nedenle mümkün olduğunca besin alarak enerji ihtiyacını karşılamak ana hedefidir.

     Genellikle bir turna balığının kavlanmak için uygun gördüğü bölge yakınında başka bir turna yoktur. Çünkü zaten o bölgenin en iyi av bulunabilecek yeri bir turna balığı tarafından işgal edilmiştir. Buna rağmen yakınlardaki birçok turna balığı o bölgenin özelliklerini bilmekte ve orayı ele geçirebilmek için fırsat kollamaktadır. Bu nedenle balıkçı tarafından yakalanan veya herhangi bir şekilde o bölgeyi boşaltan balığın yerine, en geç iki gün içinde mutlaka başka bir turna balığı yerleşmektedir. Ben aynı gölde, bu şekilde işaretlediğim birçok av noktasında, birer veya ikişer gün ara ile sürekli olarak turna avladığımı bilirim.

     Turna balığının suda duruş şekli, onun hakkında birçok bilgiye ulaşma yollarımızdan biridir. Turna balığı suyun zeminine yakın olarak ve kafa kısmı kuyruk kısmından aşağı bir seviyede duruyorsa, balık karnını doyurmuş ve sindirim faaliyeti ile meşgul oluyor anlamını çıkarmamız gerekir. Eğer balık daha yüzeye yakın ve kafa kısmı yukarıda durarak bekliyorsa, avlanma pozisyonunda olduğu ve karnının aç olduğu anlaşılmalıdır. Genellikle gece avlanmayan turna balığı tüm gündüz saatlerinde midesini tıka basa doldurmakta ve yediklerini gece sindirmektedir. Bu nedenle sabah avcılığı her zaman akşamüstü avcılığından daha verimlidir.

     Turna balığı her sıcaklığa uyum sağlamasına rağmen özellikle ani hava değişikliklerini sevmez. Aynı atmosferik değerlerde süregelen günlerde verimli olarak avcılığı yapılan turna balığı, ani değişen hava koşullarında oltaya ilgi göstermez. Bu nedenle turna balığı avcılığında geçmiş ve gelecek günlerin hava durumu da büyük önem taşır.

                                                                                                          Ahmet Yazıcı

 

Benzer Yazılar